Sözlük Terimleri

14 Mayıs 2008

V - tıp terimleri sözlüğü

V harfli tıp terimleri sözlüğü ve Türkçe açıklamaları :

  • VAGOTOMI : Vagus sinirinin etkisini ortadan kaldırmak amacıyla dallarından birisinin kesilmesidir.
  • VAGUS : Nervus Vagus onuncu kafa siniridir, kafatasından çıktıktan sonra mide , barsak sisteminin bir kısmına, kalp ve akcigerlere dallar verir.Bu sistemlerin fonksiyonlarında önemli rol oynayan bir sinirdir.
  • VAJEN : Kadın cinsel organı.
  • VAJINIT : Vajina iltihabı.
  • VAKSIN : Aşı
  • VARIS : Kirli kan taşıyan damarların, fonksiyonel bozuklukları sonucu ya da kan akımının önündeki bir engel nedeniyle genişliyerek kıvrımlı bir hal almasıdır.Yüzeyel olduğu gibi derin venlerde de varis gelişebilir.
  • VARIKOSEL : Erkeklerde spermatik kordon venlerinin genişlemesi sonucu torbalar içersinde varis oluşumu.
  • VASKÜLIT : Damar iltihabı.
  • VAZODILATASYON : Damar genişlemesi.
  • VAZODILATATÖR : Damar genişletici etkiye sahip ilaç, madde.
  • VAZOKONSTRÜKSIYON : Damarları büzülmesi, kasılması.
  • VAZOKONSTRÜKTÖR : Damarları büzen etkiye sahip ilaç, madde.
  • VAZOSPAZM : Damar kasılması, büzülmesi.
  • VEJETERYAN : Bitkisel gıdalarla beslenen, etyemez.
  • VEN : Kirli kanı kalbe taşıyan damarlar.
  • VERTIGO : Genel anlamda baş dönmesi, hareket duygusu demektir. Ancak tansiyon düşmesi ile ilgili baş dönmeleri bu kapsamda değildir. Vertigodan kastedilen labirentit, iç kulak iltihabı, Meniere hastalığı gibi durumlarda olan baş dönmesi hissi Vertigo diye adlandırılır.
  • VITILIGO : Bir cilt hastalığı olup, vücudun çeşitli bölgelerinde, yer yer renk (pigment) kaybı ile karakterize, normal bölgelerden keskin sınırlarla ayrılan beyaz lekeler.

V - hukuk terimleri sözlüğü

Kategori: Hukuk Terimleri — Etiketler: , , , , , , , , , — admin @ 12:40

V harfi ile başlayan hukuk terimleri sözlüğü :

 Vabeste :   Bağlı

  Vakfiye :   Vakfedenin vakfa ilişkin bildirimini ve hakimin tescilini kapsayan belge

  Vakıf :   Tesis; başlı başına bir varlığı bulunmak üzere bir malın belirli amaca tahsisi

  Varaka :   Belge; yazılı kağıt

  Varant :   Rehin senedi; umumi mağazaya tevdi edilen mallara ve tahıla ilişkin rehin hakkını gösteren ve bu mallar üzerinde herhangi bir alacaklı yararına bu hakkın yaratılmasını sağlayan senet

  Varîd :   Gelen; vasıl olan; gerçek olan; varolan

  Vâridât :   Gelirler; devlet(kamu)gelirleri

  Vâris :   Mirasçı

  Vasıl olmak :   Ulaşmak, erişmek

  Vasi :   Kanunun öngördüğü durumlarda, küçük veya kısıtlı kişilerin haklarını korumak üzere mahkeme tarafından atanan kanuni temsilci.

  Vatandaşlık :   Bir hakiki şahsı bir devlete bağlayan hukuki bağdır.

  Vaz’ :   Koyma; konulma (yürürlüğe koyma)

  Vazıyed etme :   Bir şeye veya bir işe el koyma

  Vaziyet :   Durum; hal

  Vecîbe :   Borç

  Veçhile :   (bu) yönden; böylece; uyarınca

  Vedia :   Saklama

  Vefa hakkı :   Hak sahibine, sattığı şeyin mülkiyetinin kararlaştırılan bedel karşılığında tekrar kendisine devrini, tek taraflı irade beyanı ile isteme yetkisi veren hak

  Vehle :   Öncesi; baş tarafı; dakika; an

  Vehle-i ûlâ :   Ilk başlangıç; birdenbire

  Vekalet Sözleşmesi :   Kişinin, bedelli veya bedelsiz olarak, bir işi yürütmeyi veya yerine getirmeyi başkası adına üstlendiği sözleşme.

  Vekil :   Vekalet sözleşmesi gereği, müvekkil tarafından ve onun adına işlem yapmakla yetkilendirilen kişi.

  Velayet :   Ana ve/veya babanın, reşit olmamış çocukları üzerindeki (kanundan doğan) eğitim ve terbiye hak ve yetkisi.

  Velev :   Olsa bile; hatta; ister; isterse

  Veli :   Velayet hakkına sahip bulunan ana ve/veya baba.

  veraset ilamı :   ölenin kanuni varislerini gösteren, mahkemeden alınan resmi belge, hüküm

  Verese :   Mirasçılar

  Vergide adalet ilkesi :   Herkesin mali gücüne göre vergiye tabi tutulmasıdır

  Vesait :   Vasıtalar; araçlar

  Vesayet :   Küçük veya kısıtlıların haklarının korunması amacıyla özel hukuk tarafından düzenlenen ve bir kamu hizmeti niteliğini taşıyan kurum.

  Vezâif :   Vazifeler; görevler

  Vicahî :   Yüze karşı; tarafın yüzüne karşı

  Vikaye :   Koruma

  Vuku bulmak :   Olmak; oluşmak; meydana gelmek

  Vücut bulmak :   Doğmak; yapılmış olma

 

WordPress üzerine kurulmuştur.